İstanbul sahilinde kendinden emin şekilde yürüyen kadın ve erkek; özgüven ve kendine güven teması.

Hipnoz ile Özgüven Kazanma

Özgüven Eksikliği Günlük Hayatta Nasıl Yaşanır?

Özgüven eksikliği her zaman sessiz, çekingen veya içine kapanık olmak anlamına gelmez. Kişi dışarıdan sosyal, başarılı hatta güçlü görünebilir; buna rağmen kendi kararlarına, değerine veya yeterliliğine sürekli şüpheyle yaklaşabilir.

Gerçek hayatta özgüven problemi çoğu zaman şu davranışlarla kendini gösterir:

  • Bir karar verdikten sonra bile birkaç kişiye sorup doğru yapıp yapmadığını kontrol etmek
  • Mesajı göndermeden önce defalarca yazıp silmek
  • Toplantıda iyi bir fikri olduğu halde başkasının söylemesini beklemek
  • Hakkı olan ücreti, zammı veya koşulu istemeye çekinmek
  • Bir işe başvurmak isteyip “Beni zaten almazlar” diyerek başvuruyu göndermemek
  • “Hayır” demek istediği halde karşı taraf üzülmesin diye kabul etmek
  • İlişkide terk edilmemek için kendi sınırlarından vazgeçmek
  • Karşısındaki kişinin ilgisi azaldığında hemen kendisinde bir eksik aramak
  • Bir eleştiriyi günlerce düşünüp onlarca olumlu yorumu önemsememek
  • Başarısını “şans”, “tesadüf” veya “herkes yapardı” diye küçümsemek
  • Kendini sürekli daha başarılı, güzel, zengin veya sosyal insanlarla kıyaslamak
  • Yanlış bir şey söylememek için konuşacağı cümleyi önceden zihninde hazırlamak
  • Yeni bir fırsat geldiğinde heyecandan önce “Ya beceremezsem?” düşüncesinin gelmesi
  • Birinin kendisine kızmasından veya onu sevmemesinden kaçınmak için sürekli alttan almak
  • Kendi istediğini söylemek yerine “Sen nasıl istersen” demeyi alışkanlık haline getirmek

Bazı kişiler için asıl problem başarısız olmak değil, başarısızlığın kendi değerleri hakkında bir şey söyleyeceğine inanmaktır.

Bu nedenle kişi risk almamayı, geri planda kalmayı veya sürekli onay almayı daha güvenli bulabilir.

Geçmişte yaşanan yoğun eleştiri, kıyaslanma, reddedilme, aşağılanma, başarısızlık deneyimleri veya sürekli mükemmel olma beklentisi zamanla bilinçaltında kişinin kendisiyle ilgili bazı güçlü kabuller oluşturabilir:

“Ben yeterli değilim.”
“Hata yaparsam değerim azalır.”
“İnsanların beni onaylamasına ihtiyacım var.”
“Kendimi ortaya koyarsam eleştirilirim.”

Özgüven eksikliği görünen sonuçsa, değişim için bu sonucu oluşturan içsel kabullerin de ele alınması gerekir.

Hipnoz ile Özgüven Nasıl Kazanılır?

Özgüven geliştirilebilir. Hipnoz burada kişiye yalnızca “kendine güven” telkini vermek için değil; kişinin neden kendisine güvenmekte zorlandığını anlamak ve bu yapıyı sürdüren bilinçaltı kalıplar üzerinde çalışmak için kullanılabilir.

Hipnotik çalışmalarda özgüveni zedeleyen geçmiş deneyimler, eleştirilme ve reddedilme korkuları, onay ihtiyacı ve kişinin kendisi hakkında geliştirdiği otomatik kabuller ele alınabilir.

Çocuklukta sürekli kıyaslanan bir kişi bugün başarılı olsa bile kendisini başkalarıyla ölçmeye devam edebilir. Çok eleştirilen biri hata yapmayı hâlâ büyük bir tehdit gibi algılayabilir. Reddedilme yaşayan biri ise ilişkilerinde kendi ihtiyaçlarından vazgeçerek karşı tarafı kaybetmemeye çalışabilir.

Hipnoz ve bilinçaltı odaklı çalışmalarda bu eski bağlantıların yeniden değerlendirilmesi ve;

“Yeterli değilim.”
“Herkesi memnun etmeliyim.”
“Hata yapmamalıyım.”
“Başkalarının onayı olmadan karar veremem.”

gibi yerleşmiş kalıpların etkisinin azalması hedeflenir.

Bu yapı değiştikçe kişi kararlarına daha fazla güvenebilir, gerektiğinde hayır diyebilir, hakkını daha rahat savunabilir, eleştiriyi kendi değeriyle karıştırmadan değerlendirebilir ve fırsatlara “Ya yapamazsam?” korkusuyla değil, kendi kapasitesini deneyerek yaklaşabilir.

Amaç herkesten üstün hissetmek değildir. Kendi değerini başkalarının onayına, eleştirisine veya başarısına göre belirlemeden hareket edebilmek hedeflenir.

Gerçek özgüven de burada güçlenir: kendinizi sürekli kanıtlamak yerine, kendi kararlarınızın ve yapabileceklerinizin arkasında daha sağlam durabilmek.

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi veya psikoterapi hizmeti niteliği taşımaz ve bunların yerine geçmez. Fiziksel, psikolojik veya nörolojik rahatsızlıklarda öncelikle ilgili sağlık profesyoneline başvurulmalıdır. Hipnozun tıbbi ve klinik amaçlarla uygulanması; yürürlükteki mevzuat kapsamında gerekli mesleki yetkiye ve Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikaya sahip tabip, diş tabibi veya klinik psikologlarla sınırlıdır. Bu sayfadaki bilgiler reklam, yönlendirme, kesin sonuç vaadi veya taahhüt niteliği taşımaz.

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir